Full Metal Jacket ✅ 65
by Stanley Kubrick, 1987, 1h56min
İyi film ama fazla değil. Çok şey anlatası var gibi ama anlatamıyor gibi de. Bir şey onu geri tutuyor sanki. Belki oyuncular, belki senaryo, belki dış bağlamlar ama bence geri tutan şey Kubrick'in kendisi gibi. Filmcilik konusunda ilah gibi bir noktadayken, sanatsal yönleri yoğun filmler çekerken ve 1 film hariç konuları savaştan uzakken artık değişen bir dünya ikliminde savaş filmi konusunda geride kalmış olabilir hatta savaş filmleri yapmak da genel olarak onun gerisinde kalmış olabilir. Ya da bu geri tutan şey benden de kaynaklanıyor olabilir. Amerikalıların askerliği konumlandırdıkları yer dolayısıyla militer film yapmadaki yüzeysellikleri ya da bir Türk adına amerikan askeriye kültürünün bir anlam ifade etmemesiyle alakalı olabilir.
Bence askeri filmlerde yakalanması gereken bir kaç duygu var sadece ve bu duygular yakalandığında bu filmleri kötü olma olasılığı yok. Korku, kardeşlik, hayatta kalma ve basit bir kaç duygu daha. Bunların birazını yakalasan zaten başarılı oluyorsun ki iyi yapıldığı zaman sadece birini bile yakalamak askeri filmler için yeterli oluyor. Bu film bunları veremiyor. Ha keza ne veriyor ya da ne vermek istiyor onu da tam anlamıyorum. Pyle hariç hiçbir karakteri büyütemiyor. Ha dersin ki askerleri isimsiz bir yığın olarak anlatmak istiyor ama öyle bir çabası da yok. Küçük büyük her karakter birbirinde ayırt edilebilecek kadar varlar ama hiç büyümüyorlar, hiç filmde yer kaplayamıyorlar. Sniper kız bile ana karakterden daha fazla anlam ve duygu taşıyor film adına. Joker 3-5 şaka dışında ne için var ben çözemedim. Hani dönüşüm geçirecek de baya şey yaşıyor ama hiçbir etki hiçbir değişim hiçbir karakter gelişimi göstermiyor. Eğitimde değişmiyor, amirini vuruyorlar değişmiyor, garip garip manyak askerler görüyor değişmiyor, savaş suçu görüyor değişmiyor, ölümden dönüyor değişmiyor... E ama bir noktada bir gelişim göster artık. Diğer karakterlerde de hiç böyle bir eğilim yok, haliyle savaşın ağırlığını geçirebilecek bir araç bir ara eleman yok yani filmde savaşın ağırlığı da yok.
Duygulara dönelim tekrar. Korku çok çok az var bazı belli yerlerde var ama çok kısa ve devam etmeyen filmde ileri taşınmayan hemen bırakılan korkular var. Kardeşlik, silah arkadaşlığı en beklediğim şey di neredeyse hiç yok, adamın arkadaşı ölüyor bir cümle sonra laylaylom herkes birbirinden o kadar kopuk ki. Hayatta kalma neredeyse dalga geçilen bir konu arada bir lafla belirtiliyor ama aksiyonların hepsi olabilecek en akılsız ve kendini öldürtecek şekilde işleniyor yani bir askeri zeka yok her şeye bodoslama dalınıyor. Öyle olunca film "Me loves you me sucky 15 dolars"a kalıyor.
Gerçek anlamda Pyle hariç hiçbir şey yok filmde. Zorbalık üzerinden kafayı kırmak kesinlikle anlatılası ve askeriyeye de uygun bir tema ama sadece filmin yarısı ve ana kahraman olmadan daha çok bir yan hikaye gibi sunularak değeri film tarafından düşürülmüş. Filmin 2. yarısında adı dahi geçmiyor Pyle bırak oradan gelen duyguları, yaraları falan adı yok adamın. Sanki hiç yaşanmamış gibi yeni bir sayfa hatta ne sayfası yeni bir defter. Ya şöyle bir şeyi rüyanda görsen oradan bile bir etki kalır insanın üstünde nasıl bu kadar etkisiz olabiliyor tek ağır işlediğin şey anlamıyorum. İlk yarıdan ikinci yarıya taşınan tek şey John Wayne esprisi. Napim ben John Wayne'i ak bana duygu ver derin bir şey ver.
İlk yarıdan ikinci yarıya taşınan bir diğer şey de Cowboy ki o da ne ilk yarının ne de silah arkadaşlığının bu film adına ne kadar önemli olmadığını gösterir nitelikte. Sahada görünce bir selamlamadan, ölünce bir sarılmadan öteye gidemiyor arkadaşlık. O zamanda duygusuz oluyor duygusuz olunca da yapmacık oluyor. Yani bir gerçeklik sorunu da var filmin ama hiç giresim yok oralara.


Yorumlar
Yorum Gönder