American Beauty ✅ 79
by Sam Mendes, 1999, 2h02min
# Aslında film boyunca yaptığı şey Lester'ı öldürecek karakteri hazırlamak.
Annette Bening... İnanılmaz oynamış. Bence filmin en yüksek noktası onun oyunculuğu olmuş, özellikle son sahnesinde fark ediyorsun ki bu filmdeki en iyi karakter ve oyuncu o. Geri kalanlar işlerini yapıyor ama o yaşıyor filmi pek de fark ettirmeden. Çünkü böyle bir karakteri oynamak inanılmaz zor olsa gerek, eğer biraz bile o karakteri yaşamıyorsan.
Filme gelirsek, aslında pek beklemediğim ama iyi yaptığını düşündüğüm bir build up filmi. Karakterin öleceğini biliyoruz ve film boyunca onu öldürebilecek karakterleri ve ortamları kuruyoruz. Her ama her karakterin iyi ve oldukça da geçerli sebepleri var Lester'ı öldürmek için. Ama ana planda olan bu sebepler değil. Ana planda olan Lester'ın değişimi ve bu değişimi yaşarken etrafındakilere nasıl dokunduğu ya da nasıl sebepler verdiği ya da o ortamları nasıl hazırladığı.
Lester'ı kim öldürürse öldürsün haklılık payı olurdu ama kimsenin öldürmemesi daha haklı olurdu çünkü Lester her ne kadar sebepleri veren adam olsa da aslında tüm bu olanlarda diğerleri kadar masum hatta en masumu çünkü tek yaptığı şey biraz değişmek sadece. Yıllardır herkesin hayatındaki tek değişmeyen karakter olarak var oluşu onu insanların temeline koymuş ama ilk değişiklik anında hem kendi hem de etrafındaki tüm insanların binalarını yıkan bir yapı taşı olduğunu görüyorsun filmde. Onun sürekliliği o kadar sirayet etmiş ki herkesin hayatına tek değişikliği büyük kırılmalara yol açmış herkesin hayatında. Tabi yine de değiştiği adamın törpülenmeye ihtiyacı var orası kesin ki törpülemeye de başlıyordu sanki. Kızının aşkıyla mutlu olmak, pedofiliye bulaşmamak ya da daha süslü sözlerle bir güzelliği bozmamak, karısını anlamak hatta kendi değişimini ona da yaşatmaya çalışmak gibi gibi pozitif yönelimleriyle, önce uyuşturulmuş sonra öfkeli ve en son kısımlarda da yapıcı bir karaktere doğru olumlu gidişini görmek, onun yeni ve eski günahlarını temizleme yoluna girdiğini görmek karakteri insan ve derin kılıyordu. Haliyle ölümünü de biraz üzücü yapıyor.
Filmle alakalı tek sevmediğim şey bazı karakterlerin çok stereotip kalması. Nazi'miz bastırılmış gay, liseli sürtüğümüz aslında bakire, genç normal kızımız aslında biraz garip, genç garip oğlanımız aslında biraz normal, kapitale düşkün karımız aslında öyle olmak istemiyor gibi tiplemelerin yarattığı sığlık hem aşılamıyor hem de filmi aşağı çekiyor bence.

Yorumlar
Yorum Gönder