Havada Bulut ✅ 60
by Sait Faik Abasıyanık, 1951, 27.03.2025
Biraz olmamış bir kitap demek ayıp mı olur? Kötü değil kesinlikle ama yeteri kadar yakalanabilir de değil sanki. Çok fazla düşünce soyutluğunda kalıp yazı yüzeyselliğine takılmış. Kendince aşkı, duyguları, insanları, anlatısı pek derin bu belli ama yazı bunu geçirmede başarılı değil. Yazının arkasındaki o ağırlığı hayal edebiliyorum ama yazıda çok az hissediyor ve hiç yakalayamıyorum. Sanırım o hep yaptığı sıradan insanın sıradanlığı anlatısı biraz fazla soyutlaştırmış ve orada hikayeyi kaybetmiş. He desenki ne sıfat bu kitabı eleştiriyorsun valla lafım yok. Beğenemedim o kadar sadece.
60
31.03.2025
6Çizili
# Sevilmemişlerin, çok üzülmüşlerin, sarhoşların, bir zamanlar güzelken çirkinleyivermişlerin, okumuşların, hasılı içi rahatsızların yüzlerindeki ifade... 2.sf
# İşte sevgilim, bu hikayedeki adamın işi olmadı. Çünkü bu adam iyi, Hayalperest bir adamdı, ama yalnız olacak şeyleri, ufak şeyleri, kendi ufacık saadeti için hayal eden bir adamdı. Küçük şeyleri hayal etmemeliyiz. 37.sf
# Sabahleyin bitlilerle dolu, kimsenin kimseye hürmet etmediği, kimsenin kimseye hürmete layık bulmadığı, istismar edenin, çalanın zengin ve bahtiyar olduğu, esnafının azgın, zengininin deli, haris, egoist, gaddar, fakirin kayıtsız, sersem olduğu bir şehirde; işin kötüsü sensiz, oldukça kirli bir yatakta uyanıyorum. Ama sevgilim, olacak, büyük hayaller kuruyorum. 38.sf
# Her mahallede bir koku, bir dost, bir ev, bir kız, bir oğlan, bir nine, bir ana, bir saadet bırakmış çıkardım. Döner mahalleye bakar; bir kahramanlık, bir yabancı hayat tanımak, yaşamak arzusuyla ayrılırdım. 54.sf
# Hakkınız var, dedi. Bakın ben ne hale geldim? Halbuki ben de yarı külhanbey, yarı entellektüel, yarı deli, yarı akıllı, hayatın içinde varolduğumu anlıyor, anlatıyordum. Şimdi köpeklerimle... 62.sf
# İstanbul'da tifüs, memlekette zelzele, dışarıda harp, ben sana aşığım: İşte 1942 senesinin 21 Haziranı'nın gece yarısından sonra saat üç buçukta uyanık, beyaz şimşeklerin çaktığı, yağmurlu bir gecenin sana tebliği: 65.sf
# Mehmet Bey düşünüyordu. Acaba Ahmet Bey ne yapmak istiyordu? Ahmet Bey hiçbir şey yapmak istemiyordu. Sadece seviyordu. Yaşamak istiyordu. Sevilememiş insanın bütün hırsıyla sevilmek için, en sevilemeyeceği yerden, çabalayıp duruyordu. Istırap çekiyordu. Hiçbir şey olmayacağını hissetmemesine imkan yoktu. İşte yaşamak istiyordu. Bırakalım insanları istediklerini yapsınlar. Herkes kendi hikayesini yazacaktır. 119.sf
# İşsiz adam, para kazanmayan adam durumuna düşmesi, annesince böyle nitelenmesi üzerdi onu, çoğu zaman.

Yorumlar
Yorum Gönder